banner1

“Gönül verirsek başarılı olacağımızı göstermiş olduk”

Ülkemizin ilk ve tek uluslararası altın ödüllü zeytinyağı markasının sahibi Hakan Temizyürek, Express Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “Üreterek gelecek nesillere örnek olacağız. Bundan sonra daha çok çalışmalıyız” dedi.

“Gönül verirsek başarılı olacağımızı göstermiş  olduk”
16 Temmuz 2020 Perşembe 22:52

Kuzey Kıbrısın ilk ve tek uluslararası Çift Altın Ödüllü Zeytinyağı markası Templos Olive Oil, bu yıl da katıldığı London International Olive Oil Competion 2020’de bronz ödül alarak Kıbrıs’ın yerli zeytini ‘Ladolia’ türünün kalitesini bir kez daha kanıtladı.

Gazetemizin yerli üretimle ilgili olarak yaptığı yazı dizisinin bu ayki konuğu Templos Olive Oil firmasının sahibi Hakan Temizyürek “Ülkemizde zeytinciliğe önem verilirse neler olacağını gösterdik. Üreterek gelecek nesillere örnek olacağız. Bundan sonra daha çok çalısıp daha kaliteli zeytinyağları üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Muhasebecilikten 

zeytin üreticiliğine

1979 yılında Lefkoşa’da doğan Hakan Temizyürek, ilk orta ve lise eğitimini Doğanköy’de tamamladıktan sonra askerlik görevini yaptı. Daha sonra ise muhasebe eğitimi alarak bu mesleğe başladı fakat yıllar sonra zeytin üreticiliğine merak saldı. 

“Tarıma her zaman 

merakım vardı”

Ailesinin Güney göçmeni olduğunu belirten Temizyürek, “Aynı zamanda benim tarım üretimine dayalı bir merakım vardı. Toprak sevgisini bize aşıladılar. Toprak merağımız hep oldu. 2009 yılında şu anda burada bulunan zeytinliği satın aldık. Kıbrıs’ın eski zeytin ağaçları var burada. Zeytinle haşır neşir olmaya başlayınca daha çok sevmeye başladım. 2011 yılında AB destekli yapılan zeytin ve zeytincilik üzerine bir projeye katılarak A’dan Z’ye herşeyle birlikte eğitimler aldım. Yaklaşık 5 yıl sürdü. Orada  şu an danışmanım olan Mustafa Tan hocayla tanıştım. Yıllarca Tariş’te çalışmış, protokolle ülkemize gelen uzman kişidir. Onun da destekleriyle son 4-5 yıldır profesyonel şekilde bu işi yapmaya başladım.”

“Yaşları 150 ile 200 arasında 

değişen ağaçlarımız var”

Zeytinliklerindeki ağaçlarla ilgili bilgi veren Temizyürek, eğitimlerden sonra şu anda sahibi oldukları Templos Olive Oil’i tescillediklerini belirtti ve şunları söyledi “Bu işe başlarken ülkemizde bu üretimin olabileceğini ve en kaliteli ağaçlardan olan Ladolia türü olduğunu biliyorduk. Hepsi yerli ve yaşları 150 ile 200 arasında değişiyor.” 

“Uluslararası alanda 

ödüller aldık”

İki yıl üst üste uluslararası alanda ödül aldıklarını söyleyen Hakan Temizyürek “Yaptığımız çalışmalar ve eğitimler sonucunda geçen yıl biri Londra’da birisi de İtalya’da olmak üzere iki yarışmaya katılarak ikisinden de uluslararası alanda Altın ödül alarak çıkmayı başardık. Kıbrıs’ta ilki gerçekleştirmiş olduk. Yerli zeytinimizin değerinin ne kadar büyük olduğunu göstermiş olduk. Bu yıl yine yarışmaya katıldık ve bu kez bronz ödül aldık. Yalnız güzel bir şey daha yaşandı. Yine  çok değerli bir arkadaşımız bizimle aynı yarışmaya katıldı ve Silver ödülü aldı. Yani bir yarışmada ülkemiz iki ödül birden alınmış oldu.” 

“Eğer istersek 

başarabiliriz”

Çoc ciddi eğitimler ve programlar sonucunda ülkemizde birçok zeytin bahçesinin kurulduğunu belirten Temizyürek “Biz Kıbrıslılar olarak eğer istersek başarabileceğimizi göstermiş olduk. İnanırsak bütün engelleri aşarak başarabiliriz. Burada üretiyoruz

10 bin adet zeytin ağacı olan insan var. Bu ağaçlar yavaş yavaş verime geçmeye başladı. Bu iş böyle devam ederse 3-5 yıla çok büyük bir pazar olacak. O yüzden ihracaat şart. Dünya’ya baktığınızda farklı farklı bölgeler var. Bir arap bölgesi var bir de Avrupa kısmı var. Avrupa kısmı daha çetin, çünkü çok ciddi markalar ve üreticilerle çarpışıyorsunuz. En büyük sıkıntımız taşımacılık, üretim maliyetleri, devletin zeytine yaptığı yardım çok düşük.” dedi.

“Zeytinin en büyük 

gideri emeği!”

Zeytin üretimini geliştirmek ve ileriye götürmek amacıyla Zeysan diye bir birlik kurduklarını ve bu birlik altında toplanmaya çalıştıklarını söyleyen Temizyürek “Tarım Bakanımızla görüşmeye gideceğiz, zeytincilik sektörünü nasıl geliştirip yerli üretimi geliştirebiliriz bunları görüşeceğiz. Son yaşadığımız Pandemi yerli üretimin değerini daha anlaşılabilir hale getirdi. Bunu biz bu dönemde satışlarımızda gördük. İnsanlar bu dönemde daha çok tüketti” dedi.

“Rekabet kaliteyi getirir”

Yurt dışına az da olsa ihracaat yaptıklarını belirten Hakan Temizyürek, insanların yağlarını çok beğendiğini belirterek “Kaliteli üretim çok önemli, benim her türlü müşterim var Fransız, Türk, İtalyan, Kıbrıslı… İnsanlar bizim yağımızı tattığında “bu çok farklı bir yağ” diyorlar. Bundan dolayı şu anda piyasada ciddi bir farkımız var. Rekabet kaliteyi getirir. Rekabet olmazsa kalite olmaz. Herkeste benim yağım iyi düşüncesi var. Her organik üretim iyidir diye bir kaide yok. Her köy üretimi iyi diye birşey yoktur. Bu işin kriterleri vardır dünya çapında. Bunları uygulamak lazım” dedi.

“Hedefimiz İngiltere piyasası”

Yurtdışı çalışmalarına değinmeye devam eden Temizyürek, “Küçük bir parti de olsa zamanında Londra’ya şişelenmiş yağ gönderdim. Satış oldu fakat şöyle bir sıkıntıyla karşılaştık fiyat çok yüksek çıktı. Sebeplerinden biri taşımacılık. Maliyet çok yükseliyor. Hedefimiz İngiltere piyasasına açılmak. Kaliteli bir ürün sonuçta” dedi.

“Duty Free’den ürünümü alan 

bir Belçikalı bana ulaştı”

Satışlar esnasında ilginç olaylar da yaşadıklarını anlatan Hakan Temizyürek “Burada Duty Free’de de satılıyor ürünlerim. Bir gün bir Belçikalı havaalanından benim ürünlerimiz almış ve daha sonra sosyal medya üzerinden bana ulaştı. “Bu yağı nasıl getirebiliriz” diye konuştu. Daha sonra bir yolunu bulduk fakat firma bana geri döndüğünde direk gıda gönderemeyeceğimiz için işimiz olmadı. Alternatif yolları var mı var ama prosedürleri daha uzun. İhracaat bu yüzden biraz sıkıntılı” dedi.

“Soğuk sıkım yapıyoruz”

Hakan Temizyürek kendi değirmeni olmadığını ama çalışmalarını anlaşma yaptığı değirmenle sürdürdüğünü belirterek “Soğuk sıkım ve iki farz üzerinde sıkımımız var. Zeytinlerimizi toplayıp temizliğini yaptıktan sonra değirmene götürüyoruz ve sıkımımızı yaptırıyoruz. Sıkım sonrasında kendi kazanlarımızda depoluyoruz. Burada vakumlu bir makineyle şişelememizi yapıp etiketliyoruz. Biz daha çok butik bir zeytinyağı üretimindeyiz. Zeytinyağı üretiminde en önemli nokta yağ değirmenleri, belki ben 12 ayda size en iyi zeytini üreteceğim ama değirmenin kapısından itibaren kontrol benden çıkıyor. Değirmencilik sektörünün ciddi anlamda revize edilmesi gerekiyor. Benim bir yıl harcadığım emeğim ansızın heba edilebilir. Bu yüzden edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak değirmenci arkadaşlarla çok ciddi çalışmalar içerisine girmemiz gerektiğini düşünüyorum.” 

“Bölgemizde zeytin 

üreticiliği azaldı”

Ülkemizin zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretimi hakkında bilgiler veren Temizyürek “Zeytin üreticiliği ne yazık ki ciddi bir inşaatlaşmadan dolayı bu bölgede azaldı. Ama diğer bölgelerde de artmaya başladı. Şu anda bir milyon civarı bir zeytin ağacı varlığından bahsediliyor ülkemizde. Üretim değişiyor. Geçen sene söylenen 2 bin ton gibi bir rakamdan bahsediliyor ki en ciddi üretim alınan yıllardan birisi. Yağmurların çok olmasından kaynaklı olarak. 

Bunun avantajları ve dezavantajları da var. Üretici üretim yapıyor ama giderleri çok yüksek. Maliyetler çok ciddi rakamlarda. En büyük gider emek. Başka bir konu da şu ki bana gore yapılan bir yanlış, 2018’de ürün az olduğu için ya stokları tükenmeye başlamıştı, zeytin ithalatı yasaktı ama stok az olduğu için Nisan Mayıs ayı getirilmesi gereken stok gelmedi bu yağ Temmuz sonu geldi. 60 ton civarında bir yan geldi. Bu işin Temmuz sonuna kalması, Güzelyurt havzasında üretilen Gemlik türü zeytin ağaçlarının hasadı erken olduğu için aynı ayda zeytin yağı çıkmaya başladı. İlk başlarda değirmenciye bu yağı satmak istediğinizde 20-30 lira kilosuna fiyat çekmeye başladı. Bu üretici için ciddi sıkıntı oldu. Dengesizlik oldu. Değirmenciler de yağ getirdiği için bu sefer birikti ve fiyatlarda düşüş başladı. Pandeminin de üzerine gelmesi ciddi bir zeytinyağı stoğu oluşmasına sebep oldu. Ümidimiz bu stoğun erimesi yönünde” dedi. 

“Hasat dönemine iki ay kaldı”

Ülkemizdeki zeytin üretimine de değinen Temizyürek, yetiştiriciliğin şu anda bazı bölgelerde var bazılarında hiç yok bazılarında da orta gibi düşünülmesi gerektiğini belirtti ve “İki ay sonra tekrar hasat dönemine gireceğiz. Aralık- Ocak ayına kadar sarkabiliyor. Umarım bu sefer ciddi sıkıntı yaşamayız. Üretici ürettiğini satamıyorsa şevki kırılıyor. Bu konuda en iyi örnek narenciye sektörü. Yaşadıkları olumsuzluklardan dolayı üretimden koptular. Biz bu tarz olaylar yaşamak istemiyoruz. Çalışmalarımız bu yönde” dedi.

“Ne yazık ki zeytincilikle 

ilgili kayıt tutulmuyor”

Adamızdaki zeytin tüketimi ve bu tüketimin dünyaya oranla kıyaslamasını istediğimiz Hakan Temizyürek “Ne yazıkki bizde kayıt tutulmadığı için o yönden sıkıntılıyız. Yanlışım yoksa ülkemizde İtalya ve İspanya gibi ülkelerde kişi başı 40-50 litre yıllık tüketimleri. Bizde ve Türkiye’de çok düşük. Türkiye üretimde dünya üçüncüsü olmasına ragmen. Ben ve ailem bir üretici olarak ylıda 30-40 litre tüketiyorum.” dedi. 

“Üretim 2 bin ton civarında”

Üretim rakamlarına da değinen Temizyürek “Ne yazık ki ciddi rakamlar yok. Geçen yıl yanlışım yoksa 2 bin ton civarında bir üretim oldu burada. Zeytin ve çakıstes olarak 4 bin beşyüz ton civarında bir zeytin üretimi oldu bu yıl. Burada şöyle bir durum var sektörde yapılan bir diğer çalışma da zeytin ithalatını kısıtlamak. Çünkü zeytin ithalatı açık. Yağı gelmiyor ama diğer türleri geliyor. Bunları bir kritere oturup bir kalibrasyonda gelmesini sağlayacağız. Bununla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” 

“En büyük sorun tahşiş ürün”

”En büyük sorunlarımızdan birisi kaçak zeytin yağları. Güney Kıbrıs’tan son iki üç yılda salad olive oil adı altında gelip burada kaçak satılan yağlardır” diyen Temizyürek, sözlerini şu şekilde sürdürdü “Salad oil nedir %85 kanola yağı, %15 zeytin yağı karışımıdır. Güney bunu satabiliyor çünkü AB üyesi olduğu için satabiliyor çünkü içeriğini yazmak zorunda. Yazdığı için sıkıntı yok. Sonra bizim insanımız gidiyor çok ucuz diye alıyor. Aslında zeytinyağı değil. Saf zeytin yağı artık dünyada bile bir sıkıntı. Sebze sularını zeytin yağı diye satıyorlar. Bu konuda ABD ciddi şekilde tedbir aldı ve ülkeye sokmuyor. Biz özelimize geldiğimizde Güney’den gelen bu kaçak yağ ciddi oranda sorun. Şu anda klorofil dediğimiz bir madde var ve normal sebze yağını zeytin yağı rengine çeviriyor ve bu yağlar zeytinyağı olarak satılıyor. Aldığımız duyumlmara gore ülkemizde de bu şekilde yağlar satılmaya başlamış. Adam 5 litrelik yağı 80 liraya satıyor. Bu imkansız bişeydir. Bugün baktığınızda 16 lira litresi geliyor. Benim üretim maaliyetim bile değil. Depoma döküş maliyetim. Bu yüzden kaçak yağ çok ciddi sıkıntımız. Sosyal medyada bunları satıyorlar. Bu bizim en büyük sıkıntımız. Bununla ilgili çalışmalarımız var. Hem tahşiş hem de kaçak. 

Bunun dışında bir sıknıtımızda biliyorsunuz ki Zeyko yağ fabrikası bölgemizdeydi burada ama maalesef burası sökülüp hurdaya çıkarıldı. Bildiğiniz üzere bir otele verildiği bahsediliyor. Tarihe baktığınızda Zeyko’nun zeytinciliğimizde büyük bir önemi vardır. Yaşlı insanlarımızla görüştüğümüzde yağımızı buraya götürüyordunuz ve ölçümleri orada yapılıyordu. Sınıfınıza gore size yağınızı ödeyip alıyordu. Bunu burada yapabilen tek yer Zeyko idi. Kuzey Kıbrıs’ta rafine yapabilecek yer şu anda yok. Maalesef sattılar ve büyük bir darbe vurmuş oldular. Şu anda bu tip tesisin tekrar yapılması gerekiyor.” 

“Yeterli destek verilmiyor”

Ülkemizde zeytincilik sektörüne yeterli destek verilmediğini belirten Temizyürek “Bugün Türkiye’de ciddi destekler var. Bizim ülkemizde destek hiçbir şekilde yok. Bunları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Üretime giren ve girecek insanlar bir nebze birşey aldığında üretim şevkini daha da artırabiliyorlar.” dedi. 

Zeytinyağı seçiminde dikkat 

edilmesi gereken hususlar

Son olarak yerli üretimin önemine de değinen Temizyürek “Bu sektörde zeytincilikte, Kıbrıs zeytinciliğinde istersek üretime gönül verirsek bu sektörü yasasıyla herşeyiyle knotrollü bir duruma sokarsak bizim d ealdığımız ödüllerle bunu gösterebiliriz. Doğru yapıldığında başarılı olabildiğimizi göstermiş olduk. Halkımızın da Kıbrıs zeytinciliğinin önemini daha çok anlayarak destek vermesini diliyorum” derken sözlerini zeytin yağı alırken vatandaşların dikkat etmesi gereken hususlara değinerek bitirdi; 

“Markasız, ambalajsız ürün almayın, Sızma zeytin yağını tercih edin”

“En makul olanı aslında sızma zeytin yağı. En iyisi en kalitelisi dediğimiz ürün. Soğuk sıkım sızma zeytinyağının tercih edilmesi gerekmektedir. Orada herkes soğuk sıkım sızma diye yazıyor ama tam orada değiliz. Ama mümkün oldukça tanındık bildik firmalarla çalışmaları, tercih etmeleri daha avantajlı oluyor. Mümkün olduğunca tadmalarını tavsiye ediyorum. Bi yere takılmayın, diğer markaları da deneyin ki karşılaştırma olsun. Markasız ürün almasınlar. Şişelenmemiş ambalajlanmamış ürünleri tercih etmesinler”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.