banner1

“Krizi fırsata çevirmek lazım”

Girne’nin ev yemeklerinde marka olmuş ismi Neşe Anibal yerli üretimin önemine değindi ve; “Pandemi dönemi bize mevcut düzenin her an bozulabileceğini gösterdi” dedi.

“Krizi  fırsata  çevirmek lazım”
26 Mayıs 2021 Çarşamba 12:19

Neşe Anibal 1980 Lefkoşa doğumlu. Bilkent Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi mezunu. Restorancılık aile meslekleri. Dört sene önce kaybettikleri babası, Lefkoşa’nın meşhur kebapçılarından. Bu işin içinde doğup büyümüş bir insan olarak 6 sene önce kendisi de sektöre giriş yapmış.

Anibal ile röportajımıza bireysel olarak restorancılık işine girmeye nasıl karar verdiği düşüncesi ile başlıyoruz. “Bu kararı kolay vermedim. İlk defa tek başıma yapacağım bir işti. Daha önce ailemle yapıyordum, baba mesleği vardı ama bu benim kendi tercihimdi” diyerek başlıyor anlatmaya. Önce küçük bir dükkan ile başlamış. Işler olumlu seyredip büyümeye başlayınca o da bir adım daha atarak daha büyük bir yere taşınmış. Kendisi bu sürecin gelişimini tamamen çok çalışmaya bağlıyor.

Anibal evde yemek pişirmeyi çok sevdiğinden bahsediyor. Sık sık arkadaşlarını eve davet ettiğini ve onlara yemekler yaptığını anlatıyor ve, “Ev yemeği yapmanın meslek olacağını hiç düşünmezdim. Çünkü insan annesinin evinde yer bu tarz yemekleri. Insanlar anne yemeğinden uzak kaldığı için bu dönemde yaygın bir duruma geldi” diyor. 

Neşe Anibal’ın anne tarafı Türkiyeli. Bu yüzden ürün gamlarında hem Kıbrıs hem Türkiye yemekleri var. Ege ve Akdeniz yöresi ağırlıklı, zeytinyağlıların olduğu, her gün günlük taze ev yemekleri müşterisi ile buluşuyor.

Neşe Anibal çalışma hayatına ilk başladığı günden bugüne nasıl geldiğini anlatmaya devam ediyor: “Daha önce bir otelde misafir ilişkileri bölümünde çalışıyordum. Bu kadar çalışabilen bir kızsam, kendi işimi, kendi mesleğimi yapabilirim dedim. Bu gücü kendimde gördüm. Bu kadar çalışma potansiyelim olduğunu bilmezdim. İsmimle başlayacağım dedim. Neşe Anibal Ev Yemekleri olacak burası dedim ve marka böyle başladı.”

“Benim mezem konuşmasından çıktık yola”

Neşe Anibal bir süre önce de Mezem markasını müşterileyle buluşturdu. 6 sene içerisinde Neşe Anibal’ı geliştiren, müşteri talebine göre yemekler yapan Anibal önce bir markete yemek yapmaya başlamış. Orada meze yapmaya başlayınca bunu çoğaltıp, geliştirip yeni şeyler yapabileceğini farketmiş. Kendisi bu süreci şöyle anlatıyor: “Markete yapabiliyorsam dükkanda da başlayayım dedim. Online olarak yapmaya başladım. Zaten pandemi döneminde işler bu şekilde ilerliyor. Online satış işine başladım. Bizde paket satış yoktu. Bu süreçte başladık. Meze de bu şekilde gelişti. Babamdan yadigar şeftali ve köfteyi de çiğ olarak üretip satma planındayım. Hedef buysa evet, geliştirme olarak o tarafı da biraz geliştirmeye çalışıyorum. İsim olarak “Benim mezem konuşmasından çıktık yola” Markayı o yüzden Mezem yaptık.”

“Özellikle erkekler çok rağbet gösteriyor”

Anibal’a Mezem’e müşterilerin tepkisinin nasıl olduğunu da sorduk. İnsanların yavaş yavaş alışmaya başladıklarından, müşteri portföyünün yüzde 70-80 oranında erkeklerden oluştuğundan bahseden Anibal durumu şöyle özetliyor: “Erkekler daha çok dışarıdan yemek yedikleri için anne yemeği bulsunlar, sıcak yemeği bulsunlar, mezelerini alıp eve gitsinler istiyor. Çünkü kadın üç-beş meze yapabiliyor kendisine ama erkek yapamaz. Seviyor insanlar. Mangal da bizim milli sporumuz gibi birşey olduğu için meze işi tutmaya başladı.”

“İşini doğru yaptığın zaman krizi fırsata çevirmek gerekiyor”

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü ile birlikte başlayan pandemi süreci her sektörde olduğu gibi yeme-içme sektörünü de etkiledi. Bu sürecin kendileri için nasıl geçtiğini sorduğumuz Anibal bu durumdan minimum zararla nasıl geçtiklerini şöyle anlatıyor: “İlk bir şoktu açıkçası. İşler çok randımanlı gitmiyordu zaten, Türkiye’de pandemi başladığı zaman bir azalma vardı ama geçici olarak düşünüyorduk. Mart ayında kapanınca bizde şok etkisi yarattı. Tabi açıldık ama her kapanıp açılmanın arkasında bir toparlanma, bir adaptasyon dönemi olur. İşler düşer, personeli tutmaya çalışırsın. Daha çok efor sarfetmek gerekir. Biz yemekleri kendimiz yaptığımız için biraz daha rahat geçirdik. Her insan kendi yapabildiği işi yapabilmeli. Yoksa böyle kötü dönemlerde ya kapatmak zorunda kalırsın ya da çok büyük sıkıntılara düşersin. Ama kendi yaptığın bir işse en az sıkıntıyla atlatırsın. Pandemi dönemi bize yüzde 50-60 zarar verdi. İşini doğru yaptığın zaman krizi fırsata çevirmek gerekiyor. Eminim ki eskisinden daha da güzel olacak.”

Anibal, bu dönemde her zaman olduğu gibi zaten hijyen koşullarını maksimum seviyede tuttukları için bir sorun yaşamadıklarını, tüm bunların yanında müşterilerinin de kurallara çok dikkat ettiğini sözlerine ekliyor.

“Mevcut düzen her an bozulabilir, her firmanın değişen hayata ayak uydurması lazım”

Röpotajımızda sektörün sorunları konusunda neler yapılması gerektiği konusuna gelince Anibal, sorunu herkesin kendisinin çözmesi gerektiğini, devletten bu kadar beklentiyle yol alınamayacağını belirtiyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Ne belediye ne devlet buna bir çözüm bulamaz. İnsan kendisi biraz daha efor sarfedip sorunlarını çözmeye çalışacak. Daha yaratıcı olmaları, yenilik katmaları, insanların kendisini değiştirmesi lazım. Pandemi insanlara bunu gösterdi. Mevcut düzen her an bozulabilir, her firmanın değişen hayata ayak uydurması lazım. Devlet bana yardım etsin, o bana yardım etsin, bu bana yardım etsin beklentisinden çıkması lazım insanların.”

Yerli üretim çok kıymetli

Yerli üretimle ilgili düşüncelerini sorduğumuz Anibal, bunun kendisi için çok kıymetli olduğunu  söylüyor ve; Her insanın yapabileceği bir iş vardır. Her insan üretemez ama yapabilir. Yurdumuzun insanı biraz daha çalışkan ve özverili olursa bu üretim had safhaya çıkar. Herkes birbirini destekler. Çünkü bizde Kıbrıslı Kıbrıslı’yı destekler gibi bir durum vardır. Yani tabii ki Türkiyeli de destekliyor ama, bizim insanımız biraz daha destek veriyor” diyerek bu konudaki düşüncelerini de bizimle paylaşıyor. 

“Denetim işi yasal olarak belediyelere aittir”

Son günlerde gündeme gelen konulardan biri de pandemiyle ilgili olarak restoranların denetimlerinin özel bir şirkete verilmesi.  Anibal denetim işinin yasal olarak belediyeye ait olduğunu, yapılan uygulamanın doğru olmadığını bu şartlarda her zaman işin içine usulsüzlük karışacağını dile getiriyor ve ; “Ben bir önlemi almadım, özel güvenlik şirketi buna göz yumacak. Kurallara uymadan nasıl çıkacağım pandemiden? Devlete ait bir kurumun denetlemesi lazım. Özel şirketin yapacağı denetimi kabul etmem. İşin kuralına göre yapacak birim o birimdir” diyor. 

“Artık hedef koyma dönemi değil”

Anibal’a kısa ve uzun vadede hedeflerini sorduğumuzda işlerin toparlanması, eski randımanına ve yaşam koşullarına geri dönmek istediğini söylerken; “Uzun vade için birşey diyemem çünkü artık hedef koyma dönemi değil. Günün getirdiğinin ertesi gününü düşünebiliyoruz. Hergün yapabildiğimle gelişmeyi düşünüyorum. Hedefim kalktı pandemiden sonra. Ani bir şok yaşadık çünkü. Hedef koyup kendimizi kandırmanın bir anlamı kalmadı” diyor ve; “Bu sektörde herkes yapabileceğinin en iyisini yaparsa her yer çok güzel olur. İş gene insanda biter” diyerek sözlerini noktalıyor. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.