KKTC

Gürkut: 'İddialar doğruysa, ülke tarihinin en büyük kişisel veri ihlallerinden biriyle karşı karşıyayız'

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı Özem Gürkut, basına yansıyan yüz binlerce kişisel verinin yetkisiz kişilerin eline geçmiş olabileceği iddiasının doğrulanması halinde ülke tarihinin en büyük kişisel veri ihlallerinden biriyle karşı karşıya kalınacağını belirtti.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı Özem Gürkut, basına yansıyan yüz binlerce kişisel verinin yetkisiz kişilerin eline geçmiş olabileceği iddiasının doğrulanması halinde ülke tarihinin en büyük kişisel veri ihlallerinden biriyle karşı karşıya kalınacağını belirtti.

Gürkut, bu süreçte beklentilerinin; tüm gerçeklerin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılması, bağımsız teknik incelemelerin yapılması ve sorumluların hesap vermesi olduğunu ifade ederek, vatandaşların en mahrem bilgilerinin korunamadığını savunduğu bir ortamda 'güven duygusunun yeniden tesis edilmesinin mümkün olmadığını' belirtti.

Gürkut yaptığı yazılı açıklamada, basına yansıyan ve kamuoyunda endişe yaratan iddiaların, sağlık sistemlerinde tutulan yüz binlerce kişisel verinin yetkisiz kişilerin eline geçmiş olabileceğini gösterdiğini söyledi. Gürkut, olayın boyutunun ve kapsamının henüz resmi olarak netleştirilmemiş olduğunu da hatırlattı.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak yıllardır kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğinin sağlanması için gerekli teknik ve hukuki altyapı oluşturulmadan bu alanda adım atılmaması gerektiğini dile getirdiklerini ifade eden Gürkut, özellikle biyometrik verilerin toplanmasına karşı çıkarak, bunun ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve ciddi riskler barındırdığını vurguladıklarını belirtti.

Gürkut, çalışanlardan parmak izi ve yüz tanıma verileri talep edilirken, bu verilerin hangi güvenlik önlemleriyle korunacağı, nerede saklanacağı, kimlerin erişimine açık olacağı ve olası bir veri ihlalinde vatandaşların ve çalışanların nasıl korunacağı sorularına ise hiçbir zaman tatmin edici yanıt verilmediğini söyledi.

Gürkut, kamuoyunun, 'İhlal ilk ne zaman tespit edilmiştir? Yetkili makamlar ilk ne zaman bilgilendirilmiştir? Daha önce yapılan uyarılar neden dikkate alınmamıştır? Hangi veri kategorileri etkilenmiştir? Sağlık verileri gibi biyometrik veriler de risk altında mıdır? Etkilenen vatandaşlar neden zamanında bilgilendirilmemiş?' sorularına yanıt beklediğini kaydetti.

'Kişisel verilerin korunması, yalnızca teknik bir bilişim konusu değil, aynı zamanda kamu yönetiminin temel sorumluluklarından biridir' diyen Gürkut, eğer gerekli önlemler alınmadığı, yapılan uyarılar dikkate alınmadığı veya görev ihmali bulunduğu ortaya çıkarsa bunun idari ve hukuki sorumluluğunun da açıkça ortaya konması gerektiğini belirtti.