Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nu pazartesi günü 'Toplum Güvenliği' gündemiyle olağanüstü toplantıya çağırdı.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP Meclis Grubu ile bağımsız milletvekillerinden toplam 19 milletvekilinin imzasını taşıyan dilekçeyi Meclis Başkanı Ziya Öztürkler'e sundu.
Dilekçenin sunulması sırasında Meclis Başkan Yardımcısı ve CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe ile CTP Milletvekili Erkut Şahali de hazır bulundu.
İNCİRLİ: SUÇLAR İŞLENMEDEN ÖNCE ÖNLEYİCİ MEKANİZMALAR GÜÇLENDİRİLMELİ
Dilekçenin sunulmasının ardından basına açıklamalarda bulunan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, son dönemde yaşanan 'kriminal olaylar' nedeniyle toplumda güvenlik endişesinin arttığını belirterek, güvenlik alanındaki yapısal sorunların Meclis'in denetim görevi çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Suçlar işlenmeden önce önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İncirli, 'Bizim arzumuz, suçlar oluşmadan önce önlenmesini sağlayabilecek kurumların koordinasyonunun ve denetim kapasitesinin artırılmasıdır.' dedi.
Ülkeye girişlerde ve ülkeye girdikten sonraki takip süreçlerinde eksiklikler bulunduğunu belirten İncirli, 'Bu ülkede suça meyilli insanların girişini önleyebilecek mekanizmalarımız yeterince güçlü değil. O kişiler girdikten sonra ülke içerisinde onları takip etmekte de zorluklar yaşıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Polisin suç işlendikten sonra faillerin yakalanmasında başarılı olduğunu belirten İncirli, asıl sorunun suçların önlenmesine yönelik yapısal sorunlar olduğunu söyleyerek, 'Suç işlenmeden önce bunu önlemeye yönelik yapılan işlemlerde bir zafiyet olduğunu gözlemliyoruz. Bunun sonucunda da aslında hiç yaşanmaması gereken olayları yaşıyoruz.' diye konuştu.
'ULUSLARARASI BOYUTTA UYGULANABİLECEK ÖNLEYİCİ TEDBİRLERE İHTİYAÇ VAR'
Mevcut tedbirleri 'temel ve ilkel' olarak niteleyen İncirli, daha koordineli ve gerektiğinde uluslararası boyutta uygulanabilecek önleyici tedbirlere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bazı yasal değişikliklerin de gerekli olduğunu ifade eden İncirli, ülkeye gelen kişilerin kalacakları adres, ülkede ne kadar süre kalacakları ve maddi imkânlarına ilişkin bilgileri beyan etmeleri ve gerektiğinde kanıtlamaları gereken bir düzen kurulması gerektiğini dile getirdi.
Muhaceret ve polis tarafından yapılan denetimlerin yeterli olmadığını kaydeden İncirli, 'Bizim başka enstrümanlara ihtiyacımız olduğunu herkes kabul edecek. 'Her şey yolundadır, dünyanın her yerinde de bu suçlar olur' dememek gerekiyor.' dedi.
'DEVLET OTORİTESİNİN SARSILDIĞINI GÖRÜYORUZ. BUNLARLA YÜZLEŞİLMESİ GEREKİYOR'
Güvenlik politikalarının bütünlüklü uygulanması, yapısal sorunların giderilmesi, denetimlerin eksiksiz yapılması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden İncirli, ülkeye gelen bazı kişilerin kimlikleri, nerede kaldıkları ve ne yaptıkları konusunda takip sorunları yaşandığını söyledi.
İncirli, bu çerçevede devlet kurumlarının ülke üzerindeki hâkimiyetinin zayıfladığını ve devlet otoritesinin sarsıldığını ifade ederek, 'Bu sorunlar yokmuş gibi davranmak kesinlikle doğru değildir. Bunlarla yüzleşilmesi gerekiyor.' dedi.
'SUÇ ÇEŞİTLİLİĞİ VE İÇERİĞİ DEĞİŞTİ'
Suçların yalnızca sayısal olarak değil, çeşitliliği ve içeriği bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden İncirli, 'Bu ülke bu kadar suçu, bu kadar çeşitli suçu ne ekonomik ne de sosyal olarak kaldıracak durumda değildir.' ifadelerini kullandı.
Suçların günlük ve sosyal yaşamın yanı sıra ekonomik yaşamı da etkilediğini ifade eden İncirli, iş yerlerine yönelik tehditler ve organize suçların da gündemde olduğunu belirtti.
Sorunların başka ülkelerle kıyaslanarak normalleştirilmesini doğru bulmadığını belirten İncirli, 'Sorunlarla yüzleşmezsek sorunları çözemeyiz.' dedi.
'Hiçbir siyasinin, hiçbir ülkeyi yönetenin bu gibi konuları hafife almaya, göz ardı etmeye, yokmuş gibi davranmaya hakkı olmadığını düşünüyoruz.' diyen İncirli, kurumların güçlendirilmesi, iletişim ve koordinasyonun artırılmasıyla ülkenin daha güvenli hale getirilebileceğini söyledi.
'BU MESELE POLİSİYE DEĞİL, SİYASİ BİR MESELEDİR'
Toplum güvenliğinin yalnızca polisiye tedbirlerle ele alınamayacağını vurgulayan İncirli, 'Bu mesele polisiye bir mesele değil. Bu mesele siyasi bir meseledir. Siyasi irade olmadığı koşulda bu sorunlar çözülmez.' diye konuştu.
İncirli, güvenlik endişelerinin hem vatandaşların günlük yaşamını hem de iş insanlarının faaliyetlerini etkilediğini belirterek, siyasetin öncelikli görevlerinden birinin halka huzurlu ve güvenli bir yaşam ortamı sağlamak olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Meclisi tatilde olsa da halkın gündemindeki önemli konuların olağanüstü toplantı yapılmasını gerektirebileceğini ifade eden İncirli, geçmişte de Meclis'in olağanüstü toplantıya çağrıldığı dönemler olduğunu hatırlattı.
İncirli, 'Sonuç olarak biz istiyoruz ki bu gündemle Meclis Genel Kurulu olağanüstü toplansın. Eksiklikler konuşulsun. Yapılması gereken yasal değişiklikler varsa bunlar gündeme gelsin. Bu eksikliklerin giderilmesi için önerilerimizi bizler de ortaya koyabilelim.' dedi.
Olağanüstü Genel Kurul çağrısının 19 milletvekilinin imzasıyla yapıldığını belirten İncirli, talebi Meclis Başkanı Ziya Öztürkler'e ilettiklerini, çağrı öncesinde Başbakan'a da ulaşmaya çalıştıklarını ancak görüşme imkânı bulamadıklarını söyledi.

'NÜFUS SAYIMI DAHA FAZLA ERTELENEMEZ'
İncirli ayrıca nüfus sayımının daha fazla ertelenemeyeceğini ifade ederek, CTP'nin göreve gelmesi halinde ilk yapacağı işlerden birinin nüfus sayımı olacağını belirtti.
'Nüfus yapısını da görmeye ihtiyacımız vardır. Kimin nerede ne yaptığını bilmeyen bir devlet ne yazık ki insanlarını güvende de tutamaz.' diyen İncirli, toplum güvenliği konusunun halkın ve CTP'nin gündeminde olduğu gibi Meclis'in de gündeminde olması gerektiğini kaydetti.
'İKİ SEÇİMİN AYNI GÜN YAPILMASININ SAKINCALARI VAR'
Bir soru üzerine hükümetin yerel ve genel seçimleri aynı tarihte yapma yönündeki açıklamalarını değerlendiren İncirli, iki seçimin birlikte yapılıp yapılmayacağının henüz netleşmediğini, Başbakan'ın seçim tarihi konusunda daha önce farklı açıklamalar yaptığını söyledi.
En son 6 Aralık tarihinin her iki seçim için dile getirildiğini kaydeden İncirli, CTP olarak iki seçimin aynı gün yapılmasının bazı sakıncaları bulunduğunu daha önce de ifade ettiklerini belirtti.
İncirli, iki seçimin birlikte yapılmasının seçmenin parti politikalarını takip etmesi ve kararını vermesi açısından sorun yaratabileceğini, siyasi partilerin de mesajlarını seçmene aktarmakta güçlük yaşayabileceğini söyledi.
Sayım ve döküm işlemlerinde de zorluklar yaşanabileceğini belirten İncirli, seçimlere birkaç ay kalmasına rağmen tarih ve yöntemin hâlâ netleşmemesini eleştirdi.
İncirli, 'Seçim ve Halkoylaması Yasası'nda bir değişiklik yapılacaksa bunun seçimden çok önce yapılması gerekir.' diyerek, seçimlerde şeffaflık ve güvenilirliğin önemine işaret etti.






