Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 'Bu topraklarda bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz.' dedi.
Erhürman, yaşanan sorunların hiçbirinin insanları etnik kökeni, doğum yeri veya başka özellikleri üzerinden ayırmayı, yabancı düşmanlığını ve ırkçılığı meşru kılamayacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erhürman yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan büyük acının ardından Kuzey'den, Güney'den ve Türkiye'den farklı kesimlerden çok sayıda açıklama yapıldığını belirterek, bazı söylemlerin acıyı daha da artırdığına dikkat çekti.
Kaybedilen veya ulaşılamayan kişilerin, siyasetçilerin, bürokratların ya da sosyal medyada görüş bildirenlerin nerede doğduğu ve kimliği üzerinden değerlendirmeler yapılmasına tepki gösteren Erhürman, bunun yalnızca yaşanan acıyı büyütmediğini, 'kültürden, medeniyetten ve insaniyetten' de kaybettirdiğini söyledi.
Avrupa'da ve dünyada 'popülist radikal sağ' ile buna eşlik eden yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın yükselişine işaret eden Erhürman, şunları kaydetti:
'Bu, kendiliğinden olmaz! Önce sözcüklerle, sloganlarla, çeşitli yollarla 'kötü tohumlar' ekilir. Sonra o 'kötü tohumlar' özenle yeşertilir! Toprağınızı bu kötü tohumlara karşı korumak, onları aralıksız bir çabayla ayıklamak zorundasınız. Aksi halde nerelerde, neler olduğunu görüyoruz!'
- 'Nüfusun sayılması, nüfus politikasının geliştirilmesi için programlar hayata geçireceğiz'
Nüfus konusunda değerlendirmelerde bulunan Erhürman, yıllardır nüfusun bilinmediğini ve bir nüfus politikası bulunmadığını söyledi.
Plansız göç alınırken diğer yandan göç vermeye devam edildiğini belirten Erhürman, bu nedenle ülkeye gelen insanlara insani koşullar sağlanamadığını ve bu şartlar içinde oluşma başlayan 'kaosun' görmezden gelindiğini ifade etti.
'Tam da bu, o kötü tohumların toprağımıza düşmesi, hatta yeşermesi için son derece verimli bir ortam.' diyen Erhürman, ancak hiçbir sorunun etnik köken veya doğum yeri üzerinden insanları ayırmayı meşru hale getiremeyeceğini vurguladı.
Erhürman, 'Kıbrıs Türk halkının tarihinden süzülen kültürü bugüne kadar bizi bu 'kötü tohumlar'a karşı koruyabildiği kadar korudu. Bundan sonrasını yalnızca ona bırakamayız.' diyerek, nüfusun sayılması, nüfus politikası geliştirilmesi ve eğitim, sağlık ile güvenlik alanlarındaki olumsuz etkilerin giderilmesine yönelik programları hayata geçireceklerini kaydetti.
- 'Hepimiz bu söylemlere karşı mücadele etmek zorundayız'
Cumhurbaşkanı Erhürman şöyle devam etti:
'Ama yetmez. O kötü tohumların bu topraklara ekilmesine, hangi amaçla olursa, o kötü tohumlar yeşersin diye çaba gösterilmesine izin vermeyeceğiz. Siyaset yalnızca siyasetçinin işi değil. Medya, günümüz dünyasında artık yalnızca gazetecinin, televizyoncunun işi değil. Hepimiz, bu kötü tohumlara karşı uyanık olmak, o yetmez, onlara karşı mücadele etmek zorundayız.
Nefretle, kinle, öfkeyle değil. Öfkeyi anlamaya çalışarak ama kine ve nefrete dönüşmesini asla kabul etmeyerek, buna karşı mücadele ederek. Dedim ya, öfkeyle, kinle, nefretle değil... Sevgiyle. İnsan sevgisiyle. Çünkü bir çocuğu, bir insanı, nerede doğduğundan, etnik kökeninden, diğer tüm özelliklerinden bağımsız olarak sevmekle başlar her şey!
Çok mu romantik geldi? Sevginin, medeniyetin, insaniyetin yerine, romantik değil de 'gerçekçi' olsun diye, kini, nefreti, öfkeyi koyanların Avrupa'da ve dünyada nelere yol açtıklarını gördük! Bu topraklarda, bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz.'





