Medya Etik Kurulu, ifade özgürlüğünün, başka bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek biçimde kullanılmaması gerektiği uyarısında bulundu ve medya kuruluşları ile sosyal medya kullanıcılarını, eleştiri hakkını kullanırken insan onuruna saygılı olmaya, ayrımcı ve nefret içerikli söylemlerden kaçınmaya çağırdı.

Medya Etik Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, kurula, Kuir Kıbrıs Derneği tarafından ADA Haber platformunda yayımlanan Rana Sarro'ya ait bir köşe yazısının 'ayrımcı ifadeler içerdiği, nefret söylemini beslediği ve LGBTİ+ bireyleri hedef gösterdiği' iddiaları ile başvuru yapıldığı belirtildi.

Dört embriyo ile yurt dışına çıkmak isteyen kişi tutuklandı
Dört embriyo ile yurt dışına çıkmak isteyen kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, bahse konu yazının, belirli bir toplumsal grubu hedef alır nitelikte olduğunun ancak ifade ve düşünce açıklaması kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle Medya Etik Kurulu tarafından etik ihlal yönünden bağlayıcı inceleme konusu yapılamadığı aktarıldı.

Özellikle 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler sürecinde sosyal medyada yoğun biçimde nefret söylemi, aşağılayıcı ifade ve hedef gösterici paylaşımların yaygınlaşmış olmasının 'kaygı verici' olarak değerlendirildiği açıklamada, gazetecilik meslek ilkelerinin ayrımcılığı teşvik etmeyen, nefret söylemine yer vermeyen, kapsayıcı bir dil kullanılmasını öngördüğü hatırlatıldı.

İnsan haklarına dayalı sorumlu bir yayıncılık anlayışını geliştirmenin önemine de vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

'Medya Etik Kurulu, tüm medya kuruluşlarını ve sosyal medya kullanıcılarını, eleştiri hakkını kullanırken insan onuruna saygılı olmaya, ayrımcı ve nefret içerikli söylemlerden kaçınmaya, kamusal tartışma ortamını çoğulculuk ve karşılıklı saygı temelinde sürdürmeye davet eder.

İfade özgürlüğü demokratik toplumların temel değerlerinden biri olmakla birlikte mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Özgürlük, bireylerin onurunu, güvenliğini ve eşit haklarını zedeleyen, onları hedef haline getiren söylemleri meşrulaştıran bir araç olarak kullanılamaz. Bu nedenle medya organlarının ve kamusal alanda söz üreten tüm kişilerin, eleştiri hakkı ile nefret söylemi arasındaki hassas çizgiyi gözetmesi, çoğulculuğu, insan onurunu ve birlikte yaşam kültürünü koruyan sorumlu bir dil benimsemesi büyük önem taşımaktadır.'

Kaynak: RSS